3 Ekim 2011 Pazartesi

ERP Dosyası

Kurumsal Kaynak Planlaması (Enterprise Resource Planning - ERP), işletmelerde mal ve hizmet üretimi için gereken işgücü, makine, malzeme gibi kaynakların verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayan bütünleşik yönetim sistemlerine verilen genel isimdir.
Kurumsal Kaynak Planlaması (KKP) sistemleri, bir işletmenin tüm veri ve işlemlerini bir araya getirmeye veya bir araya getirilmesine yardımcı olmaya çalışan ve genelde kullanımı kolay olan sistemlerdir. Klasik bir KKP yazılımı işlem yapabilmek için bilgisayarın çeşitli yazılım ve donanımlarını kullanır. KKP sistemleri temel olarak değişik verilerin saklanabildiği bütünleşik bir veri tabanı kullanırlar.
Kurumsal kaynak planlaması anlam olarak, işletmenin tüm kaynaklarının birleştirilip, verimli olarak kullanılması için tasarlanmış sistemlere denmektedir. KKP kavramı ilk olarak üretim çevrelerinde kullanılmaya başlansa da; günümüzde KKP sistemleri çok daha geniş bir alanda telâffuz edilmektedir. Keyifle okuyacağınızı ve inceleyeceğinizi düşündüğümüz dosya için, Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) hizmeti sağlayan dünyaca ünlü firmaların değerli yöneticileri ile bir araya geldik.

Sorunsuz planlama için SAP
Kurumsal uygulama ve yazılım alanında dünya lideri olan SAP, dünya çapında 53.000’den fazla çalışanı, önde gelen ürün ve servisleri ile müşterilerinin iş alanlarındaki inovasyonu artırmasına yardımcı oluyor. SAP, mağazadan depoya, masa üstünden mobil cihazlara, ofis çalışanlarından yönetim kuruluna kadar, kişi ve kurumların birlikte daha verimli bir şekilde çalışabilmesini ve rekabette öne geçebilmeleri için gereken iş öngörülerini daha etkili bir şekilde kullanabilmelerini mümkün kılıyor. SAP’nin uygulama ve servisleri bugün 120’den fazla ülkede bulunan her ölçekteki 109.000’den fazla SAP müşterisinin eylemlerini kârlılıkla yürütmesine, iş ve üretim süreçlerini kontrol etmesine, müşterileriyle ilişkilerini geliştirmesine, risklerini ve karar alma süreçlerini yönetmesine, gelecek hedeflerini planlamasına, tedarik zincirlerini ve iş operasyonlarını yöneterek verimliliğini artırmasına yardımcı oluyor. Dünyada ERP denince akla gelen ilk firma olan SAP’nin Türkiye Genel Müdürü Cem Yeker ile yaptıkları iş ve Kurumsal Kaynak Planlamada oynadıkları rol üzerine konuştuk.

SAP yaşamın her noktasında
Walldorf Almanya merkezli faaliyet gösteren SAP, New York ve Frankfurt’un da aralarında yer aldığı birçok borsada “SAP” sembolü ile işlem görüyor. Yıllık cirosu yaklaşık 12,5 milyar avro olan şirketin yazılım çözümleri, üretim, gıda, tekstil, otomotiv, sağlık, perakende, finans ve kamu sektörünün de aralarında yer aldığı 25’den fazla sektörün iş süreçlerine destek veriyor. Bunun sonucunda dünya genelinde yılda 2,5 milyar elektrik, su, gaz faturası SAP sistemleriyle kesiliyor; 50 milyon banka hesabı SAP sistemlerinde yönetiliyor; 2,2 milyar ton çikolata SAP çözümleriyle üretiliyor. SAP, uygulama ve çözümleri ile dünya genelinde 1 milyar kişiye ulaşmayı hedefliyor.
SAP’nin iş yazılımları alanındaki liderliğini Türkiye’de de devam ettiren SAP Türkiye, şirketin 65. ülke ofisi olarak 2001 yılında kuruldu. SAP’nin dünya genelindeki yaygın kullanımına paralel olarak Türkiye’de yıllık ciroya göre en büyük 10 şirketin 8’i iş süreçlerini, SAP çözümleri ile kontrol ediyor. Türkiye’de neredeyse her evde SAP sistemi üzerinde üretilen 10 ürün bulunuyor. Kurulduğu günden bu yana Türkiye’deki gelirlerini ve çalışan sayısını istikrarlı olarak artıran SAP Türkiye, ekosistemindeki onlarca iş ortağıyla birlikte 1.500’ün üzerinde nitelikli iş gücüne de istihdam imkanı sağlamış bulunuyor. SAP Türkiye hakkında daha ayrıntılı bilgi için www.sap.com/turkey adresini ziyaret edebilirsiniz.

Özel ihtiyaçlara kesin çözüm
İşletmenin kaynaklarının tespiti ve mevcut kaynakların en doğru şekil ve en doğru zamanda değerlendirilmesi açısından ERP yazılımları büyük önem taşıyor. İşletme içerisindeki birimlerin birbirleriyle tümleşik çalışmasını sağlayan ERP, şirkette o anki tüm iş akışlarının istenildiği zaman raporlarla izlenmesini mümkün kılıyor. ERP yazılımı, üst ve orta düzey yöneticilerin şirket stratejilerine yön vermelerini kolaylaştıracak araçlar olarak, şirketlerin geleceğini belirleyecek kararların en hızlı ve en az sapmayla alınmasına destek veriyor. Böylece şirketler, iş akışlarını kontrol edebilir. Maliyetlerini azaltıp verimliliklerini artırırlar; günümüz iş dünyasında rekabet avantajı sağlarlar. Kurumlar ERP seçimi yaparken iş süreçlerini iyi analiz etmeli ve ihtiyaçları doğrultusunda karar vermeli. Günü kurtaran çözümlerin yerine, kendilerine rekabet avantajı sağlayan, verimliliklerini artıran, en iyi iş uygulamalarını tercih etmeliler.
Şirketlerin bulundukları sektöre özgü gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanan SAP ERP uygulaması, kurumların sektöre özel ihtiyaçlarına tam olarak cevap verebiliyor.

En yenisi her zaman SAP’de
Mobil çözümler, sosyal ağ araçları, Bulut bilişim gibi tüm yeniliklere sahip olan SAP çözümleri; üretim planlamasından stok kontrolüne, müşteri ilişkilerinden insan kaynakları yönetimine kadar tüm iş süreçlerini kontrol altında tutarak firmaların verimliliklerini ve karlılıklarını artırmasına yardımcı oluyor. SAP iş çözümleri, küçük, orta ölçekli ya da büyük her ölçekteki firmanın aynı iş koşulları içinde hareket etmesini sağlayarak, rekabet ortamında eşitlik sağlıyor. SAP iş çözümleri sayesinde şirketler farklı kısımlar arasında bütünleşmeyi sağlıyor, stok maliyetlerini azaltıyor, karlılıklarını artırıyor, işletmelerin planlı, hızlı ve verimli üretim yapmasını sağlamasının yanı sıra satış ve pazarlama faaliyetlerini de düzenliyor.
SAP hem KOBİ’ler hem de büyük ölçekli işletmeler ve kamu kurumları için çok geniş bir yelpazede çözümler sunuyor. Bu çözümlerden bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

• SAP ERP (Kurumsal Kaynak Planlama)
• SAP BI (İş Zekası)
• SAP CRM Müşteri ilişkileri yönetimi
• SAP SCM Tedarik zinciri yönetimi
• SAP HCM İnsan kaynakları yönetimi
• SAP SRM Tedarikçi ilişkileri yönetimi
• SAP Sürdürülebilirlik
• SAP Kurumsal Mobilite Çözümleri
• SAP Kurumsal Bilgi Yönetimi
• SAP Kurumsal Performans Yönetimi
• SAP GRC (Kurumsal Yönetim, Risk ve Uyumluluk)
• SAP Ürün Hayat Döngüsü Yönetimi

Sosyal medya, Bulut Bilişim, bellek içi teknolojiler
Son dönemde en çok mobil kanallar, sosyal medya Bulut Bilişim’in ve bellek içi teknolojilerinin öne çıktığını söyleyebiliriz. SAP ürün ailesindeki ürünler de eğilimler doğrultusunda yeni özelliklerle sürekli güncelleniyor ve geliştiriliyor. Sosyal medya araçlarından gelen iletilere göre SAP CRM süreçleri otomatik olarak devreye alınabiliyor, müşteri memnuniyeti artırılırken, zengin müşteri deneyimi elde ediliyor. Sosyal medya üzerinde dikkatli incelenmesi ve geri dönüş yapılması gereken milyonlarca konuşma ve yorumu, SAP CRM ile tümleşik çalışan SAP Business Objects ürün ailesinden ‘Predictive Workbench’ ile hızlı bir şekilde analiz edilebiliyor. Telefon, faks, kısa mesaj, e-posta, sohbet gibi klasik kanallardan verilerini alan CRM sistemlerine sosyal medya kanallarını da ekleyerek, 360 derece görünüme ulaşıyor. Facebook ve Twitter üzerinde yaratılan kampanyalar ile hızlı ve ucuz bir şekilde doğru hedef kitleye ulaşarak talep artışı sağlayabiliyor.
Ayrıca, son yılların en popüler konularından SaaS ve onun yansımalarından olan Bulut Bilişim’den de söz etmek gerekir. Önümüzdeki dönemde özellikle küçük ve orta ölçekli şirketler bu eğilimin başını çekiyor olacak. Büyük şirketler ise şube ve bayilerini, dünyanın dört bir yanında bulunan bölüm ve ofislerini daha iyi yönetebilmek adına Bulut teknolojilerini giderek artan bir ivmeyle uygulamaya koyacaklar.
Araştırmalar, önümüzdeki 5 ila 10 yıllık zaman diliminde kurum çalışanlarının %35’inden fazlasının kurumsal uygulamalara mobil cihazlar üzerinden erişeceklerini söylüyor. Şu kesin ki nasıl masa üstü bilgisayarlardan diz üstü bilgisayarlara bir geçiş yaşandı ise, aynı değişimi diz üstü bilgisayarlardan mobil cihazlara doğru yaşayacağız. Mobil cihazlarımızı sadece İnternet’te gezinmek için değil, çalıştığımız konu ile alakalı tüm işlemleri gerçekleştirebileceğimiz bir platform olarak kullanacağız. SAP olarak bugün itibariyle müşterilerimizin kullanımına sunduğumuz, kurum için birçok süreç için, kurumsal iş sistemleri ile tümleşik çalışan hazır mobil uygulamalarımız mevcut.
Son olarak bahsedebileceğimiz odak noktamız ise, bellek içi uygulamalar. Burada amacımız, iş süreçlerinde çok hızlı karar almamıza imkan tanıyacak teknolojiyi müşterilerimize sunmak. Burada bahsettiğimiz teknoloji, mevcut performansın birkaç katına çıkartılması değil, en az 10-20 kat hız artışlarından bahsediyoruz. Karar almak için saatlerce ya da günlerce çalışmasını beklemek zorunda kaldığınız uygulamaları bir düşünün ve bu uygulamaların dakikalar hatta saniyeler bazında size sonuç verebileceği bir teknolojiye sahip olduğunu hayal edin, sizce iş süreçleriniz nasıl değişirdi? İşte biz bu hayali gerçekleştirecek teknolojiyi artık müşterilerimize sunabiliyoruz.

SAP, CRM’de de lider
Bağımsız analiz ve danışmanlık kuruluşlarının raporlarına göre SAP CRM Türkiye’de pazar payı ve lisans geliri olarak senelerdir liderliği elinde bulunduruyor. Bunun en önemli sebebi, CRM (İlişkisel Müşteri Yönetimi) platformunu bir bütün olarak düşünüp satış, pazarlama ve servis süreçlerini tamamen birbiriyle bütünleşik çalıştıran bir ürünü müşterilerimize sunmamızdır. SAP CRM, SAP’nin diğer ürünlerinde olduğu gibi dünyada kullanılan en iyi uygulamalar analiz edilip oluşturulmuştur. Ayrıca SAP’nin sektörel tecrübesi, farklı sektördeki müşterilerimiz için sunulan hazır CRM şablonunu da farklılaştırmaktadır. Yani otomotiv sektöründeki müşterimize kurulan hazır SAP CRM paketiyle, enerji sektöründeki müşterimize kurulan hazır paket endüstriyel ihtiyaçlar farklı olduğu için farklılaştırılmıştır.
SAP’nin yeni gelen teknolojilere karşı yaklaşımı, teknolojiye paralel olarak CRM sisteminde gereken bütünleşmesini yapıp CRM kapsamını genişletmektir. Mevcutta mobil kanalla sağladığı hazır tümleşme, sosyal medya kanalını da diğer kanallar gibi satış, pazarlama, servis süreçlerinde koşturması da SAP’nin CRM teknolojilerine yaklaşımını göstermektedir. Pazardaki CRM oyuncularına bakıldığı zaman SAP’nin bu konulardaki liderliği de bağımsız araştırma raporlarından görülmektedir.

Microsoft’tan Kurumsal Kaynak Planlaması Çözümleri
“Microsoft yazılımları çalışanların üretkenliğini ve performansını artırmanın yanı sıra, çeşitli iş süreçlerinde iyileştirme sağlayarak kurumlara tasarruf yapma olanağı verir. Verimliliğe katkısı tartışılmaz yazılımlardan biri olan Microsoft Dynamics daha tasarım aşamasında bile mevcut CRM ve ERP yazılımlarının ortak sıkıntılarının belirlenmesini ve özellikle bu sıkıntıların aşılmasını hedeflemiştir. Microsoft Office gibi yazılımların alışılmış arayüzleri sayesinde çalışanlar, Dynamics ekranları ile son derece rahat ve uyumlu çalışabilmektedir” diye söze başlayan Microsoft Türkiye Dynamics Satış Direktörü Arzu Türker Yılmaz bizlere Microsoft’un Kurumsal Kaynak Planlamasında verdiği hizmetleri, sunduğu çözümleri ve Microsoft’un rolünü anlattı. Yılmaz şöyle devam etti: “Genel olarak bakıldığında, Microsoft Dynamics CRM ve ERP, işletmelerin süreçlerini otomatikleştirerek başarılarını hızlandırma olanağı sağlıyor. Microsoft Dynamics’in çözüm üreten CRM ve ERP yazılımlarının temel hedefi, işletme yöneticilerinin günden güne değer katacak işlere odaklanmasını sağlayarak, her iş sürecinin etkinliğini artırmak ve beraberinde ön ofis ile arka ofis işlevlerini bağlamaktır.”

Microsoft’un rolü
Günümüz rekabetçi ortamı kurumlara birçok kritik görevi aynı anda üstlenmelerini gerektiriyor. Kurumların bir yandan olağan iş süreçlerini doğru kullanmaları, bir yandan da karar süreçlerini doğru ve hızlı yönetmeleri gerekiyor. Bunun yanında varlık ve kaynaklarını da stratejik planlamalara dayanarak kullanmaları gerekiyor. İşte bütün bu süreçlerin iç içe ve hızlı gerçekleşebilmesi kurumsal kaynak planlama yazılımlarının varlığını kritik öneme taşıyor.
Bu noktada Microsoft, sahip olduğu yöntem ve işlevlerle, kuruluşların gereksinimlerine en uygun ERP çözümünü onlara sunma rolünü üstleniyor. Tanıdık Microsoft ortamlarında, kurumların mevcut BT-Bilişim Teknolojileri sistemlerine uyum sağlayarak çalışan Microsoft Dynamics, ERP kurumların kısa ve/veya uzun vadede büyüme planlarında bütçelerine uygun çözümler sunuyor.
Hedef kitlemiz olan orta ölçekli ve büyümekte olan firmalar için kurumsallaşma da çok önemli. Yazılımlarımız hem küresel standart işlevleri destekleyerek, bu firmalara öngörü sağlamakta; hem de kendilerini farklı kılan, rekabet güçlerini artıran özel süreçlerini hızlı geliştirme şansı veriyor. Böylece firmalar kurumsallaşırken, hantallaşma girdabına düşmeden, hem çevik hem kurumsal bir yapıya sahip olabiliyorlar.

Microsoft KOBİ ve Kurumların tercih nedeni
Microsoft Türkiye olarak amacımız KOBİ’lere sunduğumuz yazılımlar ile yüksek kalitede, düşük maliyetli, sürdürülebilir ve kârlı bir üretim ortamı sunmaktır. Yakın bir geçmişe kadar şirketler her iş için farklı bir iş uygulaması kullanırken artık günümüzde tek ve güçlü bir ERP paketiyle bütün iş süreçlerini yönetmek mümkün olabiliyor. Microsoft Dynamics, Kurumsal Kaynak Planlama Yazılımı (ERP) ile KOBİ’lerin bütün işlerini bütünleşik bir uygulama platformunda yapmalarına olanak sağlıyor. Bizim için, şirketlerin farklı alanlarında farklı yazılım ve platformlar kullanmak hem bilgi bütünlüğünü riske atıyor hem de maliyetleri artırıyor. Bizim tüm ürünlerimizde hedefimiz, şirketlerdeki tüm kullanıcıların işlerini aynı yazılımda kullanabilmesi. Microsoft ‘Office’ ve ‘Sharepoint’ ile; tam tümleşik yapısı sayesinde, şirket içinde oluşan tüm bilgileri, kullanıcıları yormadan, tek bir veri tabanına alabiliyoruz. Bu sanıldığından çok daha fazla verim ve katma değer yaratıyor. Çoğu zaman önemsiz gibi gözüken ve dışarıda ‘Excel’ dosyaları ile ya da özel yazılımlar ile dışarıda bırakılan süreçlerin büyük hatalar, müşteri memnuniyetsizliği ya da analiz hatalarına neden olduğunu görüyoruz. Bu nedenle, önemli önemsiz tüm süreçlerin tek platforma taşınabilmesi çok önem teşkil etmekte.

Microsoft’tan ciddi destek
Dünya genelinde Türkiye ekonomisine istihdam ve iş olanağı yaratan KOBİ’ler Microsoft’un en önemli odaklarından biridir. 2,5 milyon işletmenin %99 oranının KOBİ’lerden oluştuğu ülkemizde, KOBİ’ler istihdamın %77’sini sağlıyor, bu da karşımıza toplam sermaye yatırımının %38’ine, yaratılan katma değerin %29’una, ihracatın %10’ununa eşit bir rakam çıkarıyor. Türkiye’de BT-Bilişim Teknolojileri sektöründe yazılıma yapılan yatırım oranı %20 oranında olmasına rağmen bu işletmelerimizde ciddi bir verimlilik sorunu söz konusu. Ancak hala gelişmesi gerek çok fazla sektör ve alan mevcut.
Bu açıdan üretim sektöründeki müşterilerimize yönelik yazılımlarımız ve iş ortaklarımız ile beraber geliştirdiğimiz geniş kapsamlı çözümler, müşterilerimizin ürün/hizmetlerini sektöre sunma süresini en aza indirgemelerine, değişen pazar koşullarına dinamik yanıtlar verebilmelerine, sürdürülebilirlik ve kârlılık ilkeleri ekseninde düşük maliyetlerde yüksek kaliteli üretim yapmalarına yöneliktir.

Microsoft Dynamics ön plana çıkmaya devam ediyor
Genelde kurum çalışanları kendi iş süreçlerini takip etmek konusunda sistem/yazılım desteği alamadıklarında Microsoft Outlook ve Microsoft Office ürünleri üzerinden işlerini yönetmeye çalışmaktalar. Önceden de bahsettiğimiz gibi tanıdık arayüzleri ile Microsoft Dynamics kullanıcıların bu programlarla çok rahat çalıştığını bildiği için, ‘Outlook’ içinden kullanılabilme ve ‘Office’ programları ile tam bütünleşme özelliklerini barındırıyor. Microsoft Dynamics olarak öne çıkan diğer bir özelliğimiz ise, lisanslama anlamında farklı seçenekler sunabiliyor olmamız. Kurumlara kendilerine ait bir sunucu üzerinden de, kendilerine ait olmayan yani kiralık sunucu veya sunucu kiralama hizmeti veren iş ortaklarımız üzerinden de hem sunucu hem de lisans kiralama olarak hizmet verebiliyoruz. Bu alternatiflere yönelebildiğimiz için de dünyada ve Türkiye’de pazar payımız hızla artmakta.
Ayrıca geçtiğimiz sene perakende ve e-ticarette yoğun bir büyüme gözlemledik. E-ticaret konusu genelde ayrı bir uygulama gibi ele alınmakta. Oysa bizim ölçümümüzde, kurumsal kaynak planlamasının içinde yönetiliyor ve tüm verilere anlık olarak ulaşılabiliyor. İnternet satışlarını yönetmek, tedariki sağlamak, müşteri ve tedarikçi ile faturalaşmak, iş zekası ise farklı analizler yapmak için tek bir sistem öneriyoruz

‘Dynamics, CRM için de esneklik sağlıyor’
Microsoft ürünlerinin genel özelliği, kullanıcıyı kendi alanında özgür bırakması ve kullanıcıların tüm yaratıcılığını kullanmasını teşvik etmesidir. Ürünler genelde kullanıcıların yaratıcılıklarına göre esneyen bir kullanım alanına sahiptir. Microsoft Dynamics CRM’de de aynısını görüyoruz. En büyük özelliğimiz kurumların müşteri ilişkileri yönetimi için ihtiyaç duyabilecekleri tüm alt yapıyı sağlama ve örnek şablonlar ile “En başarılı uygulamaları” ürünle birlikte sunmak. Bir diğeri ise kurumların rekabet piyasasında kendilerini öne geçirebilecek kuruma özel uygulamaları geliştirmemizdir.
İdeal CRM çözümünün, kurum çalışanları ile müşterileri arasında iletişim kurma ve birbirleriyle çalışma yollarını kolaylaştırma olduğu bilinci ile hareket eden Microsoft Dynamics CRM, kurumların işletme üretkenliklerini arttırmaya yardımcı olurken; kişiler, süreçler ve ekosistemler arasında bağlantılar oluşturmalarına da zemin hazırlıyor. Kurumların en değerli varlıklarından biri olan mevcut ve potansiyel müşteri ile kurum arasındaki ilişkiler, özellikle zorlu ekonomik koşullarda rekabetin ağır baskısı altında yeniden şekilleniyor. Microsoft Dynamics CRM’in sağladığı esneklik, şirketlerde müşteri bilgilerinin derinlemesine analizini sağlayarak uygun zaman ve maliyet koşullarında müşteriye yönelik katma değeri yüksek promosyon-özendirme, kampanya, vb. etkinliklerin düzenlenmesine imkân veriyor.
Microsoft Dynamics CRM, bünyesindeki iş akışı otomasyonu ve analitikleri gibi güçlü özellikleri sayesinde kurumların satış, pazarlama, hizmet, vb. kısımları arasındaki pürüzsüz bilgi paylaşımı ve görev dağılımı ile kurumların müşterilerine sorunsuz bir tecrübe yaşamasına olanak veriyor.
Son dönemde sosyal ağlar çok öne çıktı. Çoğu firma artık reklamlarında kendi Web sitelerini vermek yerine Facebook sayfalarının adresini vermeye başladı. Müşteriler Facebook’dan takip etmeyi daha kolay buluyorlar. Bu yüzden CRM ürünümüz ile Facebook sayfalarını bütünleştirerek, müşterilerimiz nerede olursa olsun, izini takip edebiliyoruz.

Gartner Dynamics’i ERP’de lider ürün seçti
Microsoft’un Dynamics çözümünün Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP) alanında Gartner tarafından yayınlanan Üretim Yapan İşletmeler İçin ERP Magic Quadrant 2010 raporunda lider ürün seçildiğini hatırlatmak isteriz. Güçlü yapısı ve sağladığı avantajlar ile işletmelerin her türlü ihtiyacına cevap veren kurumsal kaynak planlama çözümü Microsoft Dynamics AX, Gartner tarafından hazırlanan bu raporda “Lider Ürün” seçilirken, Microsoft Dynamics NAV ise “Niş Oyuncu” olarak kabul edildi. Bu yıl özellikle 100 - 999 arasında çalışana sahip ve yıllık cirosu 50 milyon - 1 milyar dolar arasındaki şirketler için geliştirilmiş ERP ürünlerinin küresel ölçekte değerlendirildiği raporda, Microsoft Dynamics AX’in uzun dönemli müşteri başarısı sayesinde pazarda ortalamanın üzerinde bir büyüme elde ettiği belirtildi.
Orta ölçekli işletmelerin tüm ihtiyaçlarına çözüm sağlayan ve rekabette üstünlük elde edebilmeleri için geliştirilen Microsoft Dynamics NAV ise, Garner Inc.’nin yayınladığı raporda “Niş Oyuncu” olarak kabul edildi. Microsoft Dynamics NAV, tümleşik ve esnek yapısı sayesinde orta ölçekli firmalara güvenilir bir iş yapma platformu sunuyor.
Microsoft Dynamics AX 2009, halen 38’i aşkın ülkede çeşitli kurumlar tarafından kullanılıyor. Önceki çözümün yeni sürümü olan Microsoft Dynamics NAV 2009 R2 ise Aralık 2010'da kullanıma sunuldu.
Sektörel odaklanma bizim için çok önemli. İş ortaklarımızın belli sektörlere odaklanmalarını ve o sektör için en uygun çözümü yaratmalarını destekliyoruz. Bu konuda finans, sigorta, inşaat, profesyonel hizmetler, kimya, mobilya vb. Sektörlerde çok yaygın kullanılmaya başlanan çözümler sunduk. Bu sene perakende ve e-ticareti de yaygınlaştığımız sektörler arasında göreceksiniz.

Workcube ile %100 Web tabanlı ERP
Kurumsal Kaynak Planlaması dosyamızın diğer bir konuğu ise 2001 yılında İnternet tabanlı kurumsal iş çözümleri üretmek üzere kurulmuş bir yazılım şirketi olan Workcube’ün Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Açıkel Turhan, bize enine boyuna ERP dünyasını ve Workcube operasyonlarını anlattı.

Workcube Türkiye faaliyetleri
Workcube Workcube markası ile ürettiğimiz %100 Web tabanlı ERP çözümümüz ‘Workcube Enterprise Business Portal’, onunla direk tümleşik çalışan Extranet (B2B) çözümümüz ‘Partner Business Portal’, şirketin Web üzerinden satış, servis vb. faaliyetleri yönetmesini sağlayan B2C-Kurumdan Son Kullanıcıya çözümümüz ‘Public Business Portal’ ve kurumların tüm insan kaynakları yönetimi ihtiyaçlarını çözmek üzere tasarlanmış Workcube İnsan Kaynakları Yönetimi çözümlerimiz mevcut. Ürettiğimiz bu çözümlerin ARGE faaliyetlerini, satışını gerçekleştiriyor ve çözümlere ilişkin danışmanlık, eğitim ve destek hizmetlerini veriyoruz.
Bir genel merkezimiz ve iki şubemizle faaliyetlerimize devam ediyoruz. Şu anda 400’ün üzerinde şirket Workcube’un ERP, B2B-Kurumdan Kuruma, B2C-Kurumdan Son Kullanıcıya, İnsan Kaynakları Yönetimi çözümlerini kullanıyor. Kullanıcı sayısı olarak 10.000’in üzerinde son kullanıcıya hitap ediyoruz. 2010 yılına kadar sadece Türkiye’de aktif olduk. 2010 yılından itibaren başta Almanya olmak üzere dış pazarlara açılmaya başladık. Almanya, Ukrayna Azerbaycan, Rusya, Hollanda gibi farklı ülkelerde işbirlikleri ve dağıtım anlaşmaları yaptık, yapıyoruz.
2010 da şirketimiz %42 büyüdü. 2011 de bu rakamı geçeceğimizi düşünüyoruz. 2010 yılında adım attığımız dış pazar çalışmalarının 2011’deki büyüme beklentilerimizde önemli bir payı olacağını düşünüyoruz.
Workcube kullanan müşterilerimiz içerisinde orta ölçekli işletmeler ağırlıkta olmakla beraber pek çok küçük işletme ve büyük holdingler, grup şirketleri de yer alıyor. Bu açıdan baktığımızda ürünümüzün 4-5 kişinin çalıştığı bir KOBİ’den binlerce çalışanın olduğu büyük holdinglere kadar çok geniş bir yelpazeye hitap ettiğini söyleyebiliriz.
Workcube sadece üretim, finansal ve işgücü kaynaklarını planlamak ve yönetmek üzere tasarlanmış klasik ERP çözümlerinden çok farklı bir ürün. Biz Workcube’u geliştirmeye başladığımız ilk günden itibaren ERP kavramına yepyeni bir bakış açısı getirdik. Bize göre artık bir işletmenin kaynakları sadece ham madde finansı ve insan kaynakları değil. Artık işletmeler çalışanlarından, müşterilerinden, bayilerinden, tedarikçilerinden ve ürünlerini kullananlardan oluşan çok geniş bir ağa sahip. Bu ağ arasında akan bilginin, dokümanın, ilişki ve iletişimin yönetilmesi işletmeler için çok hayati. Workcube bu bağlamda, işletmenin tüm iş ağını ve ilişkilerini içine alan ve kapsayan bir ERP olarak diğer çözümlerden farklılaşıyor.
Workcube tüm Kurumsal Kaynak Planlama (ERP), müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), proje yönetimi, insan kaynakları yönetimi, fiziki varlıkların yönetimi, içerik ve doküman yönetimi, B2B, B2C yönetimi işlevlerini tek bir sistemde barındıran bir çözüm. Bu anlamda bir şirkete Workcube girdiğinde, o şirketin yönetim süreçleri için başka hiçbir yazılıma ihtiyacı kalmıyor diyebiliriz. Workcube’un bir önemli ve güzle özelliği de kullanıcı sınırsız olması. Sunucu tabanlı lisanslama yapıyoruz, bu sayede Workcube alan işletme sisteme istediği kadar kullanıcıyı ekleyebiliyor. Hatta sınırsız sayıda şirket de Workcube üzerinde yönetilebiliyor. Bu anlamda özellikle grup şirketleri ve holdingler için de çok ideal bir çözüm.

‘Rekabet için ERP, olmazsa olmaz’
ERP küçük büyük tüm kurumlar için artık neredeyse olmazsa olmaz haline gelmiştir. Çünkü artık işletmeler için en büyük değer ürettikleri bilgidir. Eğer bu bilgiyi planlı ve bütünlüklü biçimde yönetemezseniz; rekabette geri kalırsınız, dünyaya açılamazsınız. ERP veya herhangi bir merkezi bilgi sisteminiz olmadığında bu bilgi ‘Excell’ dosyalarında, e-postalarda veya her bölümün kendi kullandığı yazılımda parça parça dağınık biçimde yaşar. Kişilerin ürettikleri kişilerde kalır. Bilgi kuruma değil kişilere bağımlı hale gelir. Paylaşılması yaygınlaştırılması zorlaşır. Bilgilerin ortak raporlamaları çıkamadığı için karar vericiler yanlış kararlar alabilirler. Workcube gibi yeni nesil ERP çözümlerinde iş müşteri algısından başlar, satış sonrası bakım destek süreçlerinin yönetilmesine kadar gider. Bu süreçte yaşadığınız ve yaptığınız her şeyi kayıt altına almak ve o bilgilere anlık olarak ulaşmak şimdi işletmeler için en hayati konudur.

Workcube kurumlara avantaj sağlıyor
Workcube’u tercih etmeleri için pek çok sebep sıralayabiliriz. Workcube diğer ERP çözümlerine göre çok daha hesaplı bir üründür. Çünkü sunucu temelli lisanslama yapar ve tamamen merkezi bir sistemdir. Müşteri istediği kadar kullanıcıyı sisteme bütünleşebilir. Her ek kullanıcı için sonradan ek para ödemek durumunda kalmazsınız. Bu kullanıcının dünyanın en uç noktasında olması da fark etmez. Sadece bir bilgisayar ve internet bağlantısı herhangi bir kişinin sisteme erişip iş yapması için yeterlidir. Bu sayede şirketlerin şubelerine veya mağazalarına ayrı ayrı Workcube kurmaya gerek kalmadan Workcube kullanıcısı şirket tüm birimleri ile eş zamanlı iş yapabilir hale gelir. Ekstra kurulum gerektirmemesi maliyeti fazlasıyla düşürür. Workcube ayrıca platform bağımsız bir üründür. Elinizdeki var olan yatırımları korur ve yüksek maliyetli ek yazılım donanım yatırımı yapmanıza gerek bırakmaz.
Workcube ile tüm işinizi yönetebilirsiniz. Başka yazılıma ihtiyaç duymazsınız. Bu da KOBİ’ler için çok önemli bir konu. KOBİ’lerin üretim departmanı, insan kaynakları departmanı, servis ve destek departmanı, finans muhasebe departmanı veya müşteri ilişkileri departmanları için, yönettikleri projeler için ayrı ayrı yazılım alması neredeyse imkansızdır. Bu yazılımları ayrı ayrı aldığınızda tüm yazılımları birlikte yönetmek ve her birinden çıkan bilgiyi bütünleyip, anlamlı sonuçlar üretebilmek için ekstra iş gücüne ve güçlü bir altyapıya ihtiyaç duyarsınız. Bu hem maliyet hem de operasyon yükü açısından yönetilmesi güç bir iştir. Workcube ise sadece tek başına tüm kısımlara ve işlerine hizmet edebilir yapıdadır. Bu sayede KOBİ’ler tek bir ürüne yatırım yapıp yollarına devam ederler. Ek maliyet ve iş yükünden kurtulurlar.
Workcube %100 Web tabanlıdır. Teknolojisi en son teknolojidir. Bir ERP yatırımı yapmak demek, dünya ölçeğindeki standartlara göre en azından 5 yıl o yazılımı kullanacağınız anlamına gelir. Şimdi en son teknolojiye yatırım yapmadığınızda üzerine bir 5 yıl daha eklediğinizde satın aldığınız yazılımın teknolojisi çok çok gerilerde kalabilir. Günümüzün teknolojisi mutlaka İnternet olgusuna dayanmak zorundadır. Bu anlamda Workcube tamamen İnternet üzerinde işleyen ve ‘html’ sayfalardan oluşan bir yazılım çözümü olarak günümüzde ERP’nin son teknolojisini temsil eden çözümlerden biridir.
Workcube kolay uygulanır, öğrenilir ve kullanılır. KOBİ’lerin büyük çoğunluğu daha önce ERP yatırımı yapmamış durumda. Bu açıdan bakıldığında satın alacakları çözümün kolay öğrenilir, işletmenin ihtiyaçlarına göre kolay şekillenir ve kolay kullanılır bir çözüm olması KOBİ’ler için çok önemlidir. Workcube’un HTML sayfalardan oluşan arayüzü kullanıcıya adeta bir Web sitesinde geziniyormuş hissi yaratacak şekilde tasarlanmıştır. Bu anlamda çok kolay öğrenilip kullanılabilir. Ayrıca Workcube’un parametrik yapısı her işletmenin Workcube’u kendi ihtiyacına göre şekillendirmesine ve kullanmasına katkı sağlar.
KOBİ’ler Web sitelerini ve ortak Net kapılarını Workcube ile tasarlayıp hayata geçirebilir. B2B ve B2C günümüzde KOBİ’leri için rekabetin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Satın aldığınız ERP çözümünüzün size Web sitenizi ve bayi, tedarikçi ‘extranet’inizi tasarlayabileceğiniz ve yaşatabileceğiniz araçlar sunması çok önemli. ERP ile %100 tümleşik bir sistem ile KOBİ’ler Workcube üzerinden tüm müşterilerine, tedarikçilerine, bayilerine yönelik internet alanları ve uygulamaları yaratabilmekteler. Bu da Workcube’u tüm diğer rakiplerinden ayıran önemli bir farktır.

‘Yazılımı sadece İnternet’le kullanmak’
Üründen ziyade kurumların iş çözümü arayışlarında bir dönüşüm yaşandığını söylemek mümkün. Biz 2004 yılında ürünümüzü pazara sunduğumuzdan bu yana pazarın talep eğilimlerini çok net ölçebildik. Eskiden sadece bir CRM, sadece bir ERP veya e-ticaret çözümü arayışında olma iş dünyası artık işini bir bütün olarak yönetmek zorunda olduğunun ve bunun için de tüm kurumsal bileşenleri içinde barındıran bir yazılıma yatırım yapması gerektiğinin farkına vardı. Son iki yıldır şirketimize şöyle telefonlar geliyor. “Biz bütün iş süreçlerimizi bir arada yönetebileceğimiz bir çözüm arıyoruz.” diyor iş dünyası. Web tabanlı olması şart diyorlar. Bu anlamda Workcube son iki yıldır özellikle orta ölçekli işletmeler tarafından en çok tercih edilen kurumsal iş çözümü diyebiliriz. B2B ve B2C uygulamaları da son birkaç yıldır hiç olmadığı kadar revaçta. İşletmeler artık 1000 dolarlık çözümlerle yapabileceklerinin yetmediğini, İnternet ve Extranet uygulamalarının geri planda kullandıkları ERP çözümü ile bütünleşmesinin şart olduğunun farkına vardı.
Pazardaki bir diğer dönüşüm de ERP yazılımını kiralama seçeneği. SaaS ya da OnDemand-Talep Üzerine Hizmet servisleri adı altında yaygınlaşan ve yazılımı bir hizmet gibi kiralama modeline dayanan bu sistem, dünyadaki kadar olmasa da ülkemizde de hızla yaygınlaşıyor. Bu modelde yazılımı kendi sisteminize kurmuyor sadece İnternet ile bağlanıp kullanabiliyorsunuz. Hem kullandıkça ödüyorsunuz hem de sürekli güncel bir yazılıma sahip oluyorsunuz. Bu açıdan ERP yatırımı maliyetini inanılmaz düşüren bir alternatif şirketler için. Tabi bu modelde verileriniz çok özel ve ağır şartlı sözleşmelerle sizin adınıza koruma altına alınıyor. Workcube %100 Web tabanlı bir çözüm olduğu için dileyen müşterilerimize kiralama usulü ile de Workcube çözümlerini kullandırabiliyoruz.

KOBİ’lere destek
Workcube KOSGEB’in onaylanmış yazılım tedarikçilerinden biri. KOSGEB’in, bilişim yatırımları için KOBİ’lere sunduğu önemli destekler var. Bu kapsamda Workcube alıp KOSGEB’e başvurarak destek alan müşterilerimiz var. Biz bu konuda doğrudan bir sorumluluk almayıp, hizmet vermesek de müşterimizin KOSGEB’den destek alması için bizden istediği bilgi ve belgeleri mümkün olduğunca müşterimize iletiyoruz. Ayrıca Workcube, ‘TURQUALITY’ programının da onaylı tedarikçilerinden biri. ‘TURQUALITY’e üye olup, uluslararası pazara çıkmak isteyen şirketlere için verilen bilişim desteklerinden Workcube alan program üyesi markalar da faydalanabiliyor.

IFS güvenilir bir süreç yönetimi sunuyor
IFS 1983 yılında İsveç’de kurulmuş. İşletmelerin verimliliklerini arttıran kurumsal yazılım çözümleri üreten IFS, o tarihten bu yana hızla büyümüş. Şu anda 54 ülkedeki 80 ofisi ve 6 ülkede bulunan ARGE merkezleri ile hizmet 3.000’in üzerinde müşteriye hizmet vermekte. IFS’in açılımı Industrial & Financial System olan IFS’nin Türkiye Pazarlama Müdürü Öznur Tekiner ile şirketleri ve Kurumsal Kaynak Planlaması çözümleri üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

‘İyi analiz ve ihtiyaç tespiti ile başarıya ulaştırıyoruz’
İşletmeler tüm iş süreçlerinde; birimler arasındaki iletişimi sağlayacak ve bilgi akışını düzenleyecek yapılara ihtiyaç duyarlar. ERP kullanmayan işletmeler; bunu firma içerisinde dolaşan formlarla, birimlere özel yazılımlar ile ya da çalışma sayfaları ile çözmeye çalışırlar. Temelde belirli bir ölçeğin altında bu yöntem işletmeyi bir süre idare edebilir. Ama bir süre sonra bu yöntem içinden çıkılmaz bir hal alır, zamanla kontrol kaybolmaya, verilere doğru zamanda ve eksiksiz ulaşmakta sıkıntılar yaşanmaya başlanır. Bu durum, hızlıca verilmesi gereken operasyonel bir karardan, şirketin geleceğini etkileyecek stratejik bir karara kadar birçok noktada problem oluşturur.
Bu noktada çözüm tüm kısımlarının kullandığı, firmanın iş akışlarına uygun ve süreçlerde tam izlenebilirlik sağlayan iş yönetim sistemleridir. ERP sistemleri bu yapılanmayı sağlamaktadır. ERP İşletme için gerekli ve değerli olan her bir veriyi kaynağında sisteme dâhil ederek, doğru iş akışlarının işletilmesi sağlar. Yolunda gitmeyen ya da riskli olan noktalarda bu riskler gerçekleşmeden uyarılarda bulunur. Herhangi bir karar noktasına gelindiğinde bu kararın alınması için gerekli tüm veriyi süzerek net analizler ortaya çıkartır.
Tüm bu yapılanma, daha güvenilir süreç yönetimi ve müşteri beklentilerine daha hızlı cevap verebilmenizi sağlar, müşterilerinizden gelen ya da pazarda oluşan değişikliklere karşı hareket kabiliyeti kazandırır. Herhangi bir noktada fayda maliyet analizlerini kolaylıkla çıkartmanızı ve doğru kararlar vermenizi sağlar. Böyle bir iş yönetim sistemine sahip olmak artık bir ayrıcalıktan çok bir zorunluluk haline geldi. Birçok işletme bu yapılanma altında süreçlerini yönetirken, eski usuller ile yürümeye çalışan firmaların doğru hamleler yapabilmesi çok olanaklı değil.
IFS olarak bu konuda net bir çizgimiz var. Özellikle firmaların süreçlerini iyi analiz ederek, ihtiyaçlarını kendileri ile paylaşıyoruz. IFS’nin dünyanın 6 farklı ülkesinde bulunan 1000’den fazla mühendisin çalıştığı ARGE Merkezleri mevcut. Bu merkezlerde de sektörlere özgü ihtiyaçlar ve süreçler belirlenerek, bunlara uygun özel çözümler geliştiriliyor. Örneğin; inşaat sektörü için İngiltere’deki ARGE merkezinde geliştirilmiş çözümümüz hak ediş yönetiminden, proje yönetimine kadar inşaat sektörünün ihtiyaç duyduğu ya da duyacağı tüm çözümleri tümleşik bir şekilde ve gelişmiş IFS ERP platformunda sağlıyor.
Ayrıca servis odaklı bileşen mimarimiz sayesinde, adım adım devreye alınan parçalar ile yine şirketler kendi bütçeleri ve öncelikleri doğrultusunda IFS ERP girişimine başlayabiliyor. Bu konuda da kendi sektör ve alanlarında uzman olan danışmanlarımızın bilgi birikimini firmalara aktarmış oluyoruz. Bu modüler yapının KOBİ’lere sağlayabileceği en büyük avantaj da firma hangi büyüklüğe ulaşırsa ulaşsın IFS ERP ihtiyaçlarını karşılayabilmesidir.

Amaç dünya standartlarında rekabet gücü sağlamak
IFS ERP’nin en önemli özelliklerinden birisi SOA mimarisi. Uygulama yaklaşık 6.000 adet küçük servisin bir araya gelmesinden oluşuyor. Bu yapı ciddi bir esneklik sağlıyor. Kurulum aşamasında adım adım devreye alarak çok daha sorunsuz ve rahat bir geçiş sağlanıyor. Geliştirmelerin yapılması sırasında bir bütünü değiştirmek yerine yalnızca istenilen serviste geliştirme yapıyorsunuz. Bu bize müşteri ihtiyaçlarına cevap verebilmek noktasında büyük bir güç katıyor. Sürüm geçişlerinde de çok daha hızlı ve rahat bir şekilde geçişi sağlayabiliyoruz. Üstelik, sistem açık kaynak kodlu. Yani kendinizde bize bağımlı olmadan geliştirmelerinizi yapabiliyorsunuz.
IFS ERP’nin esnek mimarisi ,aynı zamanda başka sistemler ile de kolaylıkla bütünleşmemizi sağlıyor. Üretim otomasyon sistemleri, depo otomasyon sistemleri, turnike ve personel takip sistemleri, Cad sistemleri bütünleşmeleri sıklıkla yaptığımız tümleşmeler. Sonuçta amacımız, çalıştığımız firmalara Dünya standartlarında rekabet gücü kazandırmak. Bizim odak noktamız kurumsal bilginin en faydalı şekilde tek bir ortak dilde akışını sağlamak. Firmaya bu gücü kazandırmak için her türlü araçtan da faydalanıyoruz.
IFS ERP, KOSGEB’in sunduğu teşvik programında yer alıyor. Birçok müşterimiz bu teşvikten yararlanarak IFS ERP sistemlerini kurdu. Ayrıca şu anda yoğun olarak TURQUALITY kapsamındaki firmalarla görüşüyoruz. Şirketimiz 1. Sınıf TURQUALITY listesinde olduğu için bu kapsamdaki firmalara da önemli avantajlar oluyor.
Ayrıca biz bir mühendislik şirketiyiz. Kadromuz son derece tecrübeli. Bu hızlı ve başarılı danışmanlık hizmeti vermemizin kaynağında da bu yatıyor.

IFS farkını ortaya koyuyor
2011 teknoloji yatırımlarının hızlandığı bir yıl oldu. Ancak en çok gündemde olan ürünler PLM (Product Life Cycle Management, Proje Yönetimi, BI ve Bakım Yönetimi. Artık klasik ERP yazılımları firmaların geçici bir süre ihtiyaçlarını karşılıyor ancak bir ürünün tasarımdan üretime, lojistikten, satış sonrası servise kadar tüm süreçlerini kapsayabilen yazılımlar müşterilerin ihtiyacını tam olarak karşılayabiliyor. Ne yazık ki bu döngüyü tam olarak tek bir ürün ile karşılayabilen yazılımlar çok az. IFS’in bu noktada fark yarattığını söyleyebiliriz. Ayrıca ERP ile birlikte proje Yönetimi gibi bir sürecin de oluyor olması, proje temelli çalışan firmalarda IFS farkını ortaya koyuyor. Özellikle inşaat, gemi sanayi ve savunma sanayi gibi sektörlerin IFS’i tercih etmesinin sebebi de bu. Aynı zamanda firmalar mevcut kaynaklarının önemini de daha iyi anlamış durumdalar. Bu nedenle bakım ve onarım yönetimi bu sene gündemde olan bir diğer konuydu. IFS’ın çıkış noktalarından birisi enerji sektörü için geliştirilen bir bakım yazılımıdır Bu da bizim o noktadaki gücümüzü daha net anlatıyor.

IFS Enterprise Exporer
IFS olarak bu sene son sürümümüz IFS Enterprise Exporer’ı pazara duyuracağız. Enterprise Explorer IFS’nin tüm dünyadaki ARGE merkezlerinde 4 yıldır geliştirilen bir proje. Klasik ERP döngüsünden farklı olarak, tamamen kullanıcı verimliliğine odaklanılarak geliştirildi. Şu an testleri tamamlandı, pazara sunulduğunda ERP dünyasında kalıplaşmış kavramları değiştirecek. Bu fikir aslında IFS’nin genel stratejisinin ürünü. IFS ERP iş akışları ve işlevleri bakımından işletmelerin ihtiyaçlarını sağlayacak geniş özelliklere sahip. Bu konuda hem dünyada hem Türkiye’de kendini kanıtlamış durumda. Ama IFS’i asıl farklı kılan tüm bu detaylı yapıya karşın esnek yapısı ve kolay kullanılabilirliği. IFS bu konuda sektörün hep bir adım önünde yer alıyor. Enterprise Expolorer da bu stratejinin bir ürünü.
IFS Enterprise Expolorer sürümünün asıl hedefi kullanıcı verimliliğini arttırmak. Bilindiği gibi ERP yazılımlarının arayüzleri karışıktır. IFS ERP Enterprise Expolorer sürümümüz ile daha hızlı ve rahat kullanım özellikleri olan arayüzler sunuyor olacağız. Böylelikle IFS ERP, sistemi kullanan kişilerin işini kolaylaştırırken, farklı nedenlerden dolayı sisteme dâhil etmekte zorlandığınız kişileri de kolaylıkla sistemle bütünleştirebilmenizi sağlayacak. Bu da, tüm kurumsal verinin daha rahat işletilmesi demek. Sonuçta, hem çalışanlar hem de işletme için avantaj sağlıyor. Bunun için geliştirme öncesinde geniş çaplı müşteri araştırmaları ve ciddi bir ergonomi ve tasarım çalışması yapıldı.

Netsis ile uçtan uca çözümler
“Netsis, yüzde 100 Türk sermayeli bir yazılım şirketi olarak 1991 yılında İzmir’de kuruldu. Bu gün 100’ü aşan kadromuz ve 400 çözüm ortağımızla 35 bin müşterimize hizmet veriyoruz. Yüzde 100 müşteri memnuniyetine odaklı uzman proje ekibimiz ile büyüme hedefimize her geçen gün daha çok yaklaşıyoruz ve İstanbul, Ankara, Azerbaycan, Mısır, Ukrayna, İran ofislerimizle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz” şeklinde Netsis’i anlatmaya başlayan Genel Müdür Timur Turgutlu, geçtiğimiz ay Kurumsal Kaynak Planlanması dosyamız için konuğumuz oldu. Turgutlu sözlerine şöyle devam etti: “Sadece yazılım ürünü sunmakla kalmıyor; aynı zamanda eğitim, uygulama desteği ve danışmanlık hizmetleri de vererek müşterilerimize ihtiyaçlarına en uygun hizmeti sunma yaklaşımı ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ülkümüzün önemli bir parçası ise, Türkiye'den dünyaya yazılım ihraç etmek. Mısır, İran, Ukrayna ve Azerbaycan’da çok sayıda müşterimiz bulunuyor.

Netsis’in ERP’deki rolü
ERP yazılımları, temel olarak şirketlerin üretimden satışa, finanstan insan kaynaklarına tüm iş süreçlerini ortak bir sistem üzerinden yürütebilmesini; böylelikle daha hızlı, verimli ve hatasız çalışabilmesini destekleyen bir yapıdır. Doğru konumlandırılan bir sistem sonrasında şirketler iş gücünden kırtasiye masraflarına, enerjiden zamana kadar büyük ölçüde tasarruf sağlarlar. Bu anlamda ERP yazılımları, şirketlerin kurumsal yeteneklerini ve verimliliklerini artırarak rekabet avantajı sağlayan temel bir sistemdir. ERP, çok uluslu şirketlerden, küçük ölçekli girişimcilere kadar iş dünyasında var olmak isteyenler için önemli ve kritik bir altyapıdır. Netsis olarak buradaki rolümüz ise, uzman kadromuz ve profesyonel hizmet anlayışımız ile bu sistemi en iyi şekilde müşterilerimize sunmak.
Güçlü bir rekabet ortamında öne çıkmak isteyen ve değişikliklere ayak uydurmak isteyen kurumlar, ERP yazılımları ile iş yapış biçimlerini günümüzün gerekliliklerine uydurmaya devam ediyor. Biz de Netsis olarak ERP çözümlerimizi pazar koşullarına göre sürekli değişkenlik gösteren ihtiyaç ve beklentilere uygun şekilde güncelleştiriyoruz. Aynı zamanda yerli bir yazılım şirketi olmamızdan dolayı mevzuatlara uygunluğumuz ve müşterilerimizle aynı dilden konuşabiliyor oluşumuzun bizim çözümlerimizin tercih edilmesi konusunda bir avantaj olduğuna inanıyoruz. Sadece kurulum değil, kurulum sonrası hizmetlerin de aynı kalitede sürdürülebilir olması gerektiğini düşünüyoruz.

“Müşterilerimizin e-pazardan fazla pay alabilmelerini sağlıyoruz”
Sürekli güncellediğimiz ve teknolojiyle de paralel olarak yapılandırdığımız çözümlerimizle şirketlerin üretimden satışa, finanstan dağıtıma tüm süreçlerini ortak bir altyapı üzerinde bütünleştiriyor; böylelikle hem daha hızlı, hem de hatasız çalışmalarını destekliyoruz. E-ortama aktarılan iş süreçleri ile zamandan, insana dayalı hata riskinden, fazla mesailerden, kırtasiye giderlerinden, fazla stok maliyetleri ve daha birçok giderden tasarruf sağlamalarına yardımcı oluyoruz. Ayrıca küresel tedarik zincirlerinin bir parçası olmak isteyen kurumlara B2B pazarlara yönelik e-ticaret çözümlerimizle destek sağlıyoruz. Son kullanıcıya yönelik ürün satan müşterilerimizin de e-pazardan daha fazla pay alabilmeleri için gereken e-ticaret uygulamalarını yapılandırıyoruz.

“İş çözümleri alanında hala en çok ihtiyaç duyulan ve yatırımların giderek arttığı alan ERP…”
İş süreçlerini e-ortama taşıyan, bütünleştiren, hızlandıran, verimliliği ve karlılığı artıran ERP çözümleri, şirketler için temel bir ihtiyaç.
Müşteri odaklı şirketler için müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), analiz ve raporlama araçlarını kullanarak geleceğine ışık tutmak isteyen şirketler için iş zekası (BI) uygulamaları da ikincil temel uygulamalar olarak karşımıza çıkıyor. Bu temeli oluşturabilmiş şirketler için ise artık İnternet’i kullanarak küresel pazarlara açılmak, yeni iş fırsatları yakalamak ve işlerini geliştirmek üzere e-ticaret çözümleri devreye giriyor. Günümüzde küresel tedarik zincirleri içinde yer almak, rekabette var olmanın temel koşulu durumunda.
Öte yandan bütçe, teknik ekip ya da donanım yetersizliği gibi nedenlerle bilişim yatırımlarına uzak kalan ciddi büyüklükte bir kitle var. Bu noktadan hareketle yazılımın satın alınması yerine aylık bedeller karşılığında kullanılabilmesi modeli (SaaS) öne çıkıyor. Netsis olarak, SaaS modelli ilk iş yazılımını kullanıma sunduk. ‘Netlite.Net’ isimli bu çözüm ile, şirketler yazılımı satın almadan aylık bedeller ödeyerek kullanabiliyor. Böylelikle hem yazılım yatırımlarında %90’a varan bir tasarruf sağlıyor, hem de orijinal yazılım kullanıyorlar.
Netsis olarak CRM pazarında tüm kategorilerdeki müşterilere hitap edecek yeni nesil uygulamaları pazara sunmaya hazırlanıyoruz. Hali hazırdaki CRM uygulamamızdan gelen bilgi ve birikimlerimizi, küresel eğilimler ve sektörel dinamiklerle harmanlayarak yeni nesil bir CRM paketini, SaaS (Hizmet Olarak Yazılım) modelinde müşterilerimize ulaştıracağız. Operasyonel, analitik ve sosyal CRM boyutlarında kullanıma olanak sağlayacak yeni ürün ailesinde müşteri çeşitlendirmesi ve puanlaması, çapraz satış, boş alan analizi, kampanya sonuç değerlendirmesi gibi pek çok katma değerli işlev yer alacak. Şirketlerin müşterilerini sosyal medya üzerinden tanıyabilmelerini sağlayacağız. Böylelikle şirketler, müşterilerini çok yönlü olarak takip ve analiz edebilecek.

Telepati’ye teşekkür
Sektörün son 17 yılda gösterdiği gelişmeye tanık olmanın ötesinde, yayınlarıyla katkı sağlayan Telepati dergisinin yönetimini ve ekibini kutluyoruz. Başarılarla dolu daha nice yıllara ulaşmanız dileğiyle.

450 şirketin BT’sini yöneten UyumSoft, bu yıl %60 büyüme hedefliyor
Ülkemizin yerli yazılım firmalarından biri olan UyumSoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri A.Ş. firması, bu yıl %60 büyüme hedefliyor. Faaliyete başladığı 1996 yılından itibaren, bilişim, otomotiv yan sanayi, gıda, tekstil gibi çeşitli sektörlerde yerli ve yabancı 450 şirketin BT-Bilişim Teknolojilerini yöneten UyumSoft, yazılım ve danışmanlıkta Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi olarak yoluna devam ediyor. Firma, Kurumsal Kaynak Planlama (ERP), İş Zekası (BI), B2B, B2C, CRM gibi konularda yazılım ve danışmanlık hizmeti veriyor.
Son 3 yıldır ARGE yaparak üzerinde çalıştığı her lisana uyarlanabilen ‘UyumSoft Web tabanlı ERP’ ile, Türk Cumhuriyetleri ve Ortadoğu ülkelerine yazılım ihraç eden UyumSoft firması, önümüzdeki dönemlerde Afrika ve Avrupa ülkeleri ile Amerika’ya da yazılım ihracatı planlıyor. 2011 ve devam eden yılların ‘atılım yılları’ olacağını kaydeden UyumSoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Önder, “Son 3 yıl içerisinde yaptığımız ARGE çalışmaları ile 2011 ve devam eden yıllar, atılım yılımız olacaktır. Nitekim, kamu ve özel sektörde, başarılı projelere imza atmaya devam ediyoruz. Ülkemizin yanı sıra, komşumuz olan ülkelerde de kamu ve özel sektör projelerinin içerisinde yer alacağız” dedi.

Her lisana uyarlanabilen ‘UyumSoft Web tabanlı ERP’ ile ihracat yolculuğu başlıyor
Her lisana uyarlanabilen ‘UyumSoft Web tabanlı ERP’ ile dünyanın birçok ülkesine ihracat yapmayı planladıklarını ifade eden Mehmet Önder, hedeflerin arasında komşu ülkelerin yanı sıra; Afrika, Amerika ve Avrupa ülkelerinin yer aldığını belirtti. Özel sektörün yanında, kamudaki çalışmalara değinen Mehmet Önder, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), T.C. Sanayi Bakanlığı, T.C. Devlet Demiryolları (TCDD), Türkiye Kızılay Derneği gibi kamuda başarılı projelere imza attıklarını anlatarak, ülkemiz kamusunda elde ettikleri başarıları Azerbaycan’ın ardından Türk Cumhuriyetlerine ve KKTC’ye taşıyacaklarını söyledi.

ERP yatırımı, olmazsa olmazı oluşturuyor
Günümüz bilgi çağında, işletmelerde ERP yatırımının olmazsa olmaz olduğunu anlatan Mehmet Önder, konuşmasına şöyle devam ediyor: “ERP, işletmenin bir makinesi gibidir ve olmazsa olmaz önceliklerinden biridir. İşletmelerin, iş süreçlerini etkin yöneterek dünyayla rekabet etmeleri noktasında, ERP sistemin bir parçası ve aynı zamanda sistemi oluşturan yapıdır. Son yıllarda, uluslararası arenada atağa kalkan Türk KOBİ’leri, yoğun şekilde ERP yatırımlarını yapmaktadırlar. Aynı zamanda, işletme içindeki tüm iş süreçlerini anlık ve doğru verilerle, gelecek öngörüleri ile etkin şekilde yöneten işletmeler; olası krizlerden çok az etkilenerek çıkmaktadır.”

UyumSoft, proje tabanlı çözüm üretiyor
Paket program sunmadıklarını belirten Mehmet Önder, müşterilerine proje tabanlı çözüm üreterek hizmet sunduklarını söyledi. Her zaman, müşterinin talep ve beklentilerini dikkate alarak, ürünü müşterinin ihtiyaçlarına göre tasarladıklarını anlatan Mehmet Önder, şunları söyledi: “Müşterilerimizin, hiçbir talebini cevapsız bırakmıyoruz ve taleplerini, iş disiplini içinde yerine getiriyoruz. Zira KOBİ’ler, kendilerini anlayan, kendileri gibi düşünen, kıvrak zekalı, iş disiplini olan ve öngörü veren firmaları tercih ediyorlar. UyumSoft olarak, amatör ruhla profesyonel iş çıkartarak, müşteri memnuniyeti odaklı çalışıyoruz. Bu durumda, ülkemizin yanı sıra, dünya pazarlarında başarıya ulaşmamızı sağlıyor. Bu arada, ARGE’ye büyük önem veriyoruz” şeklinde konuştu.

15 üniversite ile işbirliği yapıyor
Kuruluşundan itibaren üniversite-sanayi işbirliğini sürdürdüklerini kaydeden Mehmet Önder, şunları söyledi: “UyumSoft Web tabanlı ERP Programı, üniversitelerde ders aracı olarak kullanılıyor. Kocatepe Üniversitesi, Fatih Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi (FÜSEM)’nin de aralarında bulunduğu eğitim kurumlarıyla yaptığımız işbirliğiyle gerçekleşen UyumSoft Akademi eğitimi günleri ile ‘ERP Sertifika Programı’ eğitimleri veriyoruz. Yaklaşık 15 üniversite ile işbirliği içerisindeyiz. Son 5 yıldır, sosyal sorumluluk projesi kapsamında eğitim verdiğimiz 600 genç, UyumSoft’un hizmet verdiği müşterilerinde istihdam ediliyor. Böylece, müşterilerimizden gelen kalifiye eleman ihtiyacını da cevaplamış oluyoruz” şeklinde konuştu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder